| |

GÜLBAHAR SALIK - DİHA
Bir oğlu gerillada, diğer oğlu askerde olan Rahime Kandilci, 'Ya bir gün iki
kardeş karşı karşıya gelirse' diye uykusuz geçirmiş gecelerini... Şimdi
gerilladaki oğlunu kaybetti
'Ya
karşılaşırlarsa'
Rahime Kandilci 6 yıldır gerillada olan oğlu Medeni Kandilci'den haber
beklerken, bir başka oğlunu askere gönderdi. Bundan sonra anne Kandilci,
'Biri Kürtler için biri de devlet için askerdi. Ya bir gün iki kardeş karşı
karşıya gelirse' diyerek uykusuz geceler geçirdiğini söylüyor. İki kardeş
dağda karşılaşmadılar, ama Medeni Kandilci, TSK askerleri tarafından 11
Mayıs'ta öldürüldü.
Sonunda ikisi de geldi...
'Onların bir gün geleceğini umut ediyordum. Sonunda ikisi de geldi' diyen
anne Kandilci'nin ağzından şu acı cümleler dökülüyor: 'Biri sağ, biri de
yaşamını yitirerek geldi.' Bu acıyı yaşayan Kandilci'nin artık tek dileği
barışın sağlanması. Baba Zeynel Kandilci ise 'sözde vatandaş' diyenlere
cevap veriyor: 'Kimse 'bu memleketi senden daha fazla seviyorum' demesin.'
Biri sağ biri ölü geldi
Operasyonlar, çatışmalar ve omuzlarda taşınan gerilla ve asker cenazeleri...
15 yıllık savaşta en çok zarar gören anneler, yeniden gözyaşı dökmeye
başladı. Kandilci Ailesi de bu acıyı yaşayanlardan sadece biri... Bir
oğulları gerilla iken, diğeri ise Bingöl'de askerlik yapan Kandilci Ailesi,
Dersim'den gelen ölüm haberiyle yıkıldı. HPG gerillası Medeni Kandilci'nin
cenazesinin İstanbul'a geldiği gün, asker olan Cuneyt Kandilci de
tezkeresini alıp aynı kentte ayak bastı. Kandilci Ailesi şimdi daha fazla
acıların yaşanmaması için barış istiyor.
11 Mayıs'ta Dersim'in Hozat ilçesinde Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK)
tarafından düzenlenen operasyonda oğulları Medeni Kandilci'yi kaybeden
Kandilci Ailesi, savaş tahribatını yakından tanıyan ailelerden. Bir oğulları
gerilla iken diğer oğulları Bingöl'de askerlik yapan Kandilci Ailesi, artan
çatışma haberlerinde endişeli gözlerle oğullarını arıyordu. Büyük endişe bir
gün kendini doğruladı ve aile, Medeni Kandilci'nin ölüm haberiyle sarsıldı.
Her şeyin bittiği kente, bu kez hiç silinemeyecek acılar taşındı. Medeni
Kandilci'nin cenazesinin Dersim'den İstanbul'a geldiği gün, Bingöl'de asker
olan Cuneyt Kandilci de tezkeresini alıp İstanbul'a ayak bastı.
Kandilci Ailesi'nin hikayesi, 'Vatan toprağını savunuyorum' diyenlerden
uzak, savaşla, göçle, iki ayrı cephede iki candan birinin kaybıyla devam
etti. Sürgüne uğramıştı yaşamları. Bu yüzden Medeni Kandilci'nin cenazesini
memleketlerine değil, göç ettikleri topraklara defnettiler.
'Başka yürekler yanmasın'
'Kimliğine sahip çıkmak için gitti' dediği oğlunun hasretini 6 yıl boyunca
yüreğinde taşıyan anne Rahime Kandilci, 'Kürt halkının başı sağolsun'
diyerek oğlunu gururla sahipleniyor. 'Benim yüreğim yandı, başkalarının da
yanmaması için bu savaş dursun, barış olsun' diyen Rahime Kandilci, oğlu
Medeni'yi şöyle anlattı: 'Arkadaşlarıyla ve çevresiyle çok uyumlu birisiydi.
Kimsenin kalbini kırmazdı, dost canlısıydı. Okulda çok başarılıydı. Ev
içindeki ilişkileri arkadaş gibiydi. Herkesle durumuna göre, yaşına göre bir
ilişki kurar ve onları anlamaya çalışırdı. Güler yüzlü bir insandı.'
'6 yıldır onu bekledim'
Her baharda, 'Medeni'm gelsin ocağım tütsün' diye oğlunun yolunu gözlediğini
dile getiren Rahime Kandilci, 6 yıl boyunca bir haber alma umuduyla
yaşadığını söyledi. Anne Kandilci, 'Televizyonu her izlediğimde gözlerim onu
aradı.
Ekranda gördüğüm gerilla kıyafetli herkesi ona benzetiyor ya da o diye
düşünüyordum. Gözlerim hep oğlumu arıyordu. Kulağım sürekli çatışma
haberlerindeydi. Hiç duymak istemediğim ama duyacağımı belki de hissettiğim
haberi gözyaşlarıyla bekliyordum' diye konuştu.
'Geceleri uyuyamıyordum'
Medeni gerilla iken diğer oğlunun da askerlik yaptığını belirten anne
Kandilci, 'Biri Kürtler için, biri de devlet için askerdi. Ya bir gün iki
kardeş karşı karşıya gelirse... Bunu düşündükçe geceleri uyuyamıyordum. Her
ikisinin de yolunu gözlemek ve bu acıyı çekmek bana kalmıştı. Onların bir
gün geleceğini umut ediyordum. Sonunda ikisi de geldi. Biri sağ, biri de
yaşamını yitirerek geldi' diyerek acısını anlattı.
Savaşın durdurulmasını isteyen Kandilci, 'Sürekli gençler ölüyor, analar
ağlıyor. Bunun kime ne faydası var? Benim acımın aynısını asker ailelerinin
de yaşadığına inanıyorum. Barışın sağlanmasını istiyorum' dedi.
'Acı, son bulsun'
Oğlunun öldüğü haberini izlediğinde tarifsiz bir acı duyduğunu ifade eden
baba Zeynel Kandilci, 'Bir oğlum askerdi bir oğlum ise gerilla. Bu savaşın
iki tarafının yıkımını da yaşayacak konumdayım. Biz bu ülkenin vatandaşıyız.
Bir vatandaşın görevi neyse onun gerekliliklerini yerine getiriyoruz. Kimse
'bu memleketi senden daha fazla seviyorum' demesin. Türkiye'de bu acının son
bulması için çaba gösterilmesini istiyoruz' diye konuştu.
İSTANBUL
|
|